Çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan duygusal, davranışsal ve sosyal güçlükler bazen gelişim sürecinin geçici bir parçası olabilir; bazen de çocuğun veya ergenin günlük yaşamını, aile ilişkilerini, arkadaşlıklarını ve okul hayatını etkileyen bir duruma dönüşebilir.
A Terapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi, çocuk ve ergenlerin yaşadıkları güçlüklerin gelişim dönemleri, aile yaşamı ve çevresel koşullarla birlikte değerlendirilmesine yönelik psikolojik danışmanlık ve psikoterapi hizmetleri hakkında bilgilendirme sunmaktadır.
İskenderun ve Antakya başta olmak üzere Hatay'ın farklı ilçelerinde çocuk psikoloğu, ergen psikoloğu, pedagog veya çocuk ve ergen terapisti arayan ailelerin en sık merak ettiği konuları bu sayfada bulabilirsiniz.
Çocuk ve ergen terapisi; çocukların ve gençlerin duygularını anlamalarına, yaşadıkları güçlükleri ifade edebilmelerine ve günlük yaşamlarında daha işlevsel baş etme becerileri geliştirmelerine yardımcı olmayı amaçlayan psikolojik destek sürecidir.
Yetişkin psikoterapisinden önemli bir farkı, değerlendirme ve terapi yöntemlerinin çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre uyarlanmasıdır. Küçük çocuklar yaşadıklarını yetişkinler gibi uzun ve ayrıntılı biçimde anlatamayabilir. Bu nedenle çocuklarla yapılan çalışmalarda görüşmenin yanı sıra gelişim düzeyine uygun oyun, etkinlik ve farklı ifade araçlarından yararlanılabilir.
Ergenlik döneminde ise kimlik gelişimi, aile ilişkileri, arkadaşlıklar, okul yaşamı, sınavlar, beden algısı, kaygılar ve bağımsızlaşma süreci daha belirgin hale gelebilir. Ergenlerle yapılan psikoterapide gencin bireysel alanına ve mahremiyetine saygı gösterilirken aileyle gerekli iş birliğinin kurulması da önem taşır.
Her davranış değişikliği psikolojik bir sorun anlamına gelmez. Çocuklar gelişim dönemlerine, yaşadıkları olaylara ve aile veya okul yaşamındaki değişikliklere farklı tepkiler verebilir. Ancak bazı belirtilerin uzun süre devam etmesi, belirgin biçimde artması veya çocuğun günlük işlevselliğini etkilemesi durumunda profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Ailelerin çocuk psikoloğu veya çocuk ve ergen terapisti araştırmasına neden olan durumlar arasında şunlar bulunabilir:
• Yoğun kaygı ve korkular
• Ayrılma güçlüğü
• Okula gitmek istememe veya okul reddi
• Öfke nöbetleri
• Saldırgan davranışlar
• İçe kapanma
• Aşırı çekingenlik
• Arkadaşlık ilişkilerinde güçlük
• Akran zorbalığına maruz kalma veya zorbalık davranışları
• Dikkat ve odaklanma güçlükleri
• Ders ve sınav kaygısı
• Uyku sorunları
• Alt ıslatma veya dışkılama ile ilişkili bazı davranışsal sorunlar
• Kardeş kıskançlığı
• Anne-baba ayrılığı veya boşanma sürecine uyum güçlüğü
• Yas ve kayıp
• Travmatik yaşam olaylarının ardından ortaya çıkan belirtiler
• Özgüvenle ilişkili güçlükler
• Ergenlik dönemindeki yoğun duygusal değişimler
• Aile içi iletişim sorunları
• Teknoloji, telefon, oyun veya sosyal medya kullanımını düzenlemekte güçlük
• Akademik motivasyon sorunları
• Takıntılı düşünce veya davranışlar
• Yeme davranışında belirgin değişiklikler
Burada önemli olan tek bir belirtiye bakarak çocuğa tanı koymak değildir. Belirtinin ne kadar süredir bulunduğu, hangi ortamlarda ortaya çıktığı, çocuğun yaşına uygun olup olmadığı ve yaşamını ne ölçüde etkilediği birlikte değerlendirilmelidir.
Çocuk ve ergenlerle yapılan psikolojik çalışmalarda tek bir standart süreç bütün çocuklar için uygun değildir. Süreç; başvuru nedeni, yaş, gelişim özellikleri, aile yapısı ve değerlendirme sonucuna göre şekillenir.
İlk aşamada çocuğun yaşadığı güçlüğün ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı veya azaldığı, aile ve okul yaşamının nasıl etkilendiği ve daha önce benzer bir durum yaşanıp yaşanmadığı anlaşılmaya çalışılır. Çocuğun yaşına ve başvuru nedenine göre ilk görüşmenin aileyle, çocukla veya uygun bir görüşme düzeniyle gerçekleştirilmesi planlanabilir.
Bir davranışın anlamı çocuğun yaşına göre değişebilir. Örneğin küçük yaşlarda gelişimsel olarak beklenebilecek bazı korkular, daha ileri yaşlarda yoğun biçimde devam ettiğinde farklı şekilde değerlendirilir. Bu nedenle yalnızca “hangi belirti var?” sorusu değil, “bu belirti bu çocuk ve bu gelişim dönemi için ne ifade ediyor?” sorusu önemlidir.
Değerlendirme sonrasında çocuğun veya ergenin ihtiyaçlarına göre çalışma hedefleri belirlenebilir. Bu hedefler kaygıyla baş etme, duygu düzenleme, öfke kontrolü, sosyal beceriler, aile iletişimi veya belirlenen başka alanlarla ilişkili olabilir.
Çocuklarla psikolojik çalışmada aile çoğu zaman sürecin önemli bir parçasıdır. Bununla birlikte aile katılımının biçimi çocuğun yaşına ve başvuru nedenine göre değişebilir. Küçük çocuklarda ebeveynlerle daha yakın bir çalışma yürütülmesi gerekebilirken, ergenlerde bireysel alan ve mahremiyet daha fazla önem kazanabilir.
Oyun, özellikle küçük çocukların dünyayı anlamlandırma ve kendilerini ifade etme yollarından biridir. Bu nedenle uygun eğitim ve mesleki yetkinlik çerçevesinde kullanılan oyun temelli psikoterapi yaklaşımlarında oyun yalnızca eğlenceli bir etkinlik olarak değil, çocuğun duygularını ve yaşantılarını ifade edebildiği gelişimsel bir iletişim alanı olarak ele alınabilir.
Her çocuk için oyun terapisi gerekli veya uygun değildir. Kullanılacak yöntemin çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, başvuru nedeni ve değerlendirme sonucuna göre belirlenmesi gerekir.
Ergenlik; çocukluktan yetişkinliğe geçiş sırasında fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal değişimlerin birlikte yaşandığı önemli bir gelişim dönemidir.
Bu dönemde gençler bir yandan bağımsızlaşmaya çalışırken diğer yandan aile ilişkileri, arkadaşlıklar, akademik beklentiler ve gelecek kaygısıyla karşılaşabilir. Ergen terapisine başvurulmasına neden olabilecek konular arasında:
• Kaygı
• Depresif belirtiler
• Yoğun öfke
• Aile içi çatışmalar
• Arkadaşlık problemleri
• Akran zorbalığı
• Sınav kaygısı
• Akademik motivasyon sorunları
• Özgüven güçlükleri
• Sosyal kaygı
• Yalnızlaşma
• Duygu düzenleme güçlükleri
• Teknoloji ve sosyal medya kullanımını düzenlemekte güçlük
bulunabilir. Ergen psikoterapisinde gencin yalnızca yaşadığı probleme değil; gelişim dönemine, aile ilişkilerine, okul ve sosyal çevresine de bütüncül biçimde bakılması önemlidir.
Çocuk ve ergen psikoterapisinde kullanılabilecek yaklaşım, başvuru nedenine ve değerlendirme sonucuna göre değişir. Bilimsel literatürde çocuk ve gençlerin bazı ruhsal güçlüklerinde bilişsel davranışçı terapi (BDT/CBT), aile temelli yaklaşımlar, kişilerarası psikoterapi ve farklı psikoterapi yöntemleri ele alınmaktadır.
Örneğin bilişsel davranışçı yaklaşımlarda düşünce, duygu ve davranış arasındaki ilişkiler üzerinde çalışılır. Ancak yetişkinler için hazırlanmış bir psikoterapi tekniğinin çocuğa aynen uygulanması uygun değildir; yöntemin yaşa ve gelişim düzeyine göre uyarlanması gerekir. Bu nedenle terapi yöntemi yalnızca internette görülen bir yöntem adına göre değil, çocuğun bireysel değerlendirmesi sonucunda belirlenmelidir.
Çocuğun duygusal veya davranışsal güçlüğü uzun süredir devam ediyor, giderek artıyor ya da okul, aile, arkadaşlık ve günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa psikolojik değerlendirme düşünülebilir. Özellikle çocuğun davranışında belirgin ve kalıcı bir değişiklik fark edildiğinde "geçer" diyerek uzun süre beklemek yerine durumun gelişimsel açıdan değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Bununla birlikte psikolojik değerlendirme yalnızca ciddi bir problem ortaya çıktığında gündeme gelmek zorunda değildir. Aileler çocuklarının yaşadığı bir değişimi veya gelişim dönemindeki bir güçlüğü anlamlandırmak için de profesyonel bilgiye başvurabilir.
İskenderun'da çocuk psikoloğu, ergen psikoloğu, pedagog veya çocuk ve ergen terapisti araştıran ailelerin başvuru nedenleri birbirinden farklı olabilir. Okul uyum sorunlarından sınav kaygısına, çocukluk korkularından ergenlik dönemi aile çatışmalarına kadar birçok farklı konuda psikolojik değerlendirmeye ihtiyaç duyulabilir. A Terapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nin çocuk ve ergenlere yönelik psikolojik danışmanlık ve psikoterapi hizmetlerinin kapsamı; başvuru nedeni, çocuğun yaşı, gelişim dönemi ve hizmeti sunan meslek mensubunun yetkinlik alanları doğrultusunda değerlendirilir.
Çocuklarla yapılan psikolojik çalışmalar yaş ve gelişim dönemine göre farklılaşır. Okul öncesi dönem, okul çağı ve ergenlik döneminde kullanılan değerlendirme ve psikoterapi yöntemleri aynı değildir. Uygun yöntem çocuğun yaşı ve ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir.
Hayır. "Pedagog" ve "psikolog" ifadeleri aynı mesleki unvanı tanımlamaz. Türkiye'de "pedagog" sözcüğü internet aramalarında çocuklarla çalışan uzmanlar için yaygın biçimde kullanılsa da hizmet alınacak kişinin resmî mesleki unvanı ve yetkinlikleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Psikologlar hekim değildir ve ilaç reçete etmez. İlaçla ilgili tıbbi değerlendirme ve tedavi gerektiğinde çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı gibi yetkili bir hekime başvurulması gerekir.
Çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tıp doktorudur ve tıbbi tanı/değerlendirme yapabilir, gerekli gördüğü durumlarda ilaç tedavisi düzenleyebilir. Psikologların çalışma kapsamı ise aldıkları eğitim ve yasal mesleki yetkileri doğrultusunda psikolojik değerlendirme ve psikolojik müdahalelerle ilişkilidir.
Her çocuk için geçerli sabit bir seans sayısı yoktur. Süre; başvuru nedenine, belirtilerin niteliğine, çocuğun yaşına, gelişim özelliklerine, eşlik eden sorunlara ve terapi hedeflerine göre değişebilir.
Bu durum çocuğun yaşına ve başvuru nedenine göre değişebilir. Bazı durumlarda önce ebeveynlerle görüşülmesi, bazı durumlarda ise çocuğun veya ergenin değerlendirme sürecine başlangıçtan itibaren katılması uygun olabilir.
Gerektiğinde aile görüşmeleri yapılabilir. Bununla birlikte ergenin mahremiyeti ve bireysel alanı terapötik süreç açısından önemlidir. Aile katılımının biçimi başvuru nedenine ve değerlendirmeye göre belirlenir.
Hayır. Oyun temelli yöntemler özellikle belirli yaş ve gelişim dönemlerinde yararlı bir iletişim ve psikoterapi aracı olabilir ancak her çocuk veya her problem için aynı yaklaşım uygun değildir.
Hizmet alınacak kişinin resmî mesleki unvanına, eğitimine, çocuk ve ergenlerle ilgili mesleki çalışmalarına ve başvuru konusunun kendi yetkinlik alanı içinde olup olmadığına bakılması önemlidir.
İnternette kullanılan "çocuk psikoloğu" ve "pedagog" ifadelerinden bağımsız olarak hizmeti verecek kişinin gerçek mesleki unvanı, diploması, yetkileri ve çalışma alanı değerlendirilmelidir.
Çocuğu korkutmak, cezalandırmak veya "sende sorun var" mesajı vermek yerine görüşmenin amacı yaşına uygun bir dille açıklanabilir. Özellikle ergenlerde sürece ilişkin görüşünün alınması ve güven ilişkisinin kurulması önemlidir.
Çocuğun güvenliğini tehdit eden davranışlar, kendine zarar verme düşünceleri veya davranışları, ciddi işlev kaybı, gerçeklikle değerlendirmede bozulma ya da tıbbi değerlendirme gerektirebilecek belirtiler bulunduğunda çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının değerlendirmesi gerekebilir. Acil risk durumlarında rutin psikolojik danışmanlık randevusu beklenmemeli ve uygun acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.