Yaşanan bazı olaylar sona erse bile zihinde ve bedende bıraktığı etkiler devam edebilir. Kişi olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına rağmen belirli görüntüler, düşünceler, sesler, duygular veya bedensel hislerle yeniden yoğun bir sıkıntı yaşayabilir.
EMDR terapisi (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), özellikle travmatik ve yoğun şekilde rahatsızlık veren anılarla çalışmak amacıyla kullanılan yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır.
A Terapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde EMDR süreci; kişinin yaşadığı güçlükler, geçmiş deneyimleri, mevcut psikolojik durumu ve terapi ihtiyaçları değerlendirilerek bireysel olarak planlanır.
İskenderun EMDR terapisi hakkında bilgi arayanların yanı sıra Antakya, Hatay, Dörtyol, Payas, Erzin, Kırıkhan, Samandağ ve Altınözü çevresinden EMDR hakkında bilgi almak isteyen kişiler için bu sayfada yöntemin nasıl uygulandığını, hangi durumlarda değerlendirilebildiğini ve terapi sürecinin nasıl ilerlediğini ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
EMDR, kişinin rahatsızlık veren geçmiş yaşantılarıyla bağlantılı anıları, düşünceleri, duyguları ve bedensel tepkileri yapılandırılmış bir psikoterapi süreci içinde ele alan bir terapi yöntemidir.
EMDR sırasında kişi belirlenen anıya kısa sürelerle odaklanırken terapist tarafından genellikle sağ-sol yönlü göz hareketleri veya başka tür çift yönlü uyarım yöntemleri kullanılabilir. Amaç anıyı silmek veya kişinin yaşadıklarını unutmasını sağlamak değildir.
Terapi sürecinde hedef, geçmişte yaşanan olayın bugün oluşturduğu yoğun psikolojik yükün işlenmesini desteklemek ve kişinin bu anıyla daha işlevsel biçimde ilişki kurabilmesine yardımcı olmaktır.
Yoğun stres veya travmatik yaşantılar bazı kişilerde olay sona erdikten sonra da etkisini sürdürebilir. Örneğin kişi geçmişte yaşadığı bir olayı hatırladığında:
• olay yeniden yaşanıyormuş gibi hissedebilir,
• yoğun korku veya kaygı yaşayabilir,
• belirli görüntüler zihnine istemsiz biçimde gelebilir,
• bedensel gerginlik hissedebilir,
• olayla bağlantılı ortamlardan kaçınabilir,
• uyku sorunları veya kabuslar yaşayabilir,
• kendisiyle ilgili olumsuz düşünceler geliştirebilir.
EMDR terapisinde yalnızca olayın kendisine değil; olayla bağlantılı görüntüler, düşünceler, duygular ve bedensel duyumlara da odaklanılır.
Terapi sırasında kullanılan çift yönlü uyarım çoğunlukla göz hareketleriyle gerçekleştirilir. Uygun durumlarda sağ-sol dokunuşlar veya sesler gibi farklı yöntemlerden de yararlanılabilir.
EMDR'nin tam olarak hangi nörobiyolojik mekanizmalar aracılığıyla etkili olduğu konusunda araştırmalar devam etmektedir. Bu nedenle yöntemi "beyni yeniden programlayan" veya travmayı tamamen silen bir uygulama olarak tanımlamak bilimsel açıdan doğru değildir.
EMDR konusunda bilimsel kanıtların en güçlü olduğu alanlardan biri travma sonrası stres bozukluğudur.
Bunun dışında, psikolojik değerlendirme sonucunda kişinin yaşadığı problemin geçmişteki rahatsız edici deneyimlerle ilişkili olduğu düşünüldüğünde EMDR tekniklerinden farklı terapi süreçleri içerisinde de yararlanılabilir.
EMDR değerlendirmesinde sıklıkla ele alınabilen konular arasında şunlar bulunabilir:
Trafik kazaları, doğal afetler, fiziksel saldırı, şiddet, kayıp, ciddi yaralanma veya kişinin güvenlik duygusunu etkileyen farklı olaylar sonrasında ortaya çıkan psikolojik tepkiler değerlendirilebilir.
Hatay ve çevresinde yaşanan depremler birçok kişinin güvenlik algısını, günlük yaşamını ve psikolojik iyi oluşunu etkiledi. Depremi hatırlatan seslerden yoğun şekilde etkilenme, yeniden deprem olacak düşüncesi, kapalı alanlarda kalmakta zorlanma, sürekli tetikte olma, uyku sorunları veya yaşanan görüntülerin zihne istemsiz biçimde gelmesi gibi belirtiler travmayla ilişkili olabilir. Bu tür durumlarda öncelikle kişinin yaşadığı belirtilerin niteliği değerlendirilir; EMDR'nin uygun olup olmadığı bu değerlendirme doğrultusunda belirlenir.
Kişi olay sona ermesine rağmen:
• olayı tekrar tekrar hatırlıyor,
• kabuslar görüyor,
• olayla ilgili konuşmaktan veya belirli ortamlardan kaçınıyor,
• sürekli tetikte hissediyor,
• küçük uyaranlara yoğun tepki veriyor,
• yaşadığı olayla ilgili suçluluk veya çaresizlik hissediyorsa
travma sonrası stres belirtileri açısından profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.
Çocukluk veya yetişkinlik dönemindeki bazı olumsuz deneyimler kişinin kendisi, diğer insanlar veya dünya hakkında geliştirdiği düşünceler üzerinde uzun süre etkili olabilir. Örneğin:
• "Ben yetersizim."
• "Güvende değilim."
• "Kimseye güvenemem."
• "Benim hatamdı."
gibi düşünceler geçmişte yaşanan deneyimlerle bağlantılı olabilir. EMDR terapisi sırasında bu tür düşünceler de ilgili anılarla birlikte ele alınabilir.
Bir kaybın ardından yas yaşamak doğal bir süreçtir ve her yas yaşayan kişinin terapiye veya EMDR'ye ihtiyacı yoktur. Ancak ölüm anı, haberin alındığı an veya kayıpla bağlantılı bazı görüntüler kişinin günlük yaşamını yoğun şekilde etkiliyorsa bu deneyimler psikoterapi değerlendirmesinde ele alınabilir.
Trafik kazası veya ciddi bir yaralanmanın ardından bazı kişiler araç kullanmaktan kaçınabilir, aynı yolu kullanmakta zorlanabilir veya kazayla bağlantılı görüntüleri tekrar tekrar hatırlayabilir. Bu belirtilerin devam etmesi durumunda travma odaklı psikoterapi seçenekleri değerlendirilebilir.
EMDR yalnızca gözleri sağa ve sola hareket ettirmekten oluşan bir uygulama değildir. Standart EMDR yaklaşımı sekiz aşamalı yapılandırılmış bir terapi protokolü içerir.
İlk aşamada kişinin:
• mevcut şikâyetleri,
• yaşam öyküsü,
• psikolojik ihtiyaçları,
• geçmişte yaşadığı önemli deneyimler,
• mevcut destek kaynakları,
• terapi hedefleri
değerlendirilir. Her rahatsız edici anının hemen EMDR ile çalışılması gerekmez. Öncelikle kişinin terapiye hazır olup olmadığı değerlendirilir.
EMDR sürecine geçmeden önce kişiye terapi yöntemi hakkında bilgi verilir. Gerekli durumlarda kişinin yoğun duygularla baş edebilmesine yardımcı olabilecek duygu düzenleme ve rahatlama becerileri üzerinde çalışılır. Bu aşama özellikle kişinin terapi sırasında kendisini mümkün olduğunca güvende hissedebilmesi açısından önemlidir.
Çalışılacak anıyla ilişkili:
• görüntü,
• olumsuz düşünce,
• tercih edilen olumlu düşünce,
• duygu,
• bedensel his,
• rahatsızlık düzeyi
belirlenir.
Kişi hedef anının belirli bölümlerine kısa sürelerle odaklanırken çift yönlü uyarım uygulanır. Bu süreç terapist tarafından yapılandırılmış biçimde yürütülür.
Anıyla bağlantılı daha işlevsel ve gerçekçi bir düşüncenin güçlendirilmesi üzerinde çalışılır. Örneğin geçmişte kendisini tamamen çaresiz hisseden bir kişi için süreç içerisinde:
"Artık güvendeyim."
"Bugün seçim yapabilirim."
"Bu olay geçmişte kaldı."
gibi kişiye uygun düşünceler üzerinde çalışılabilir.
Travmatik deneyimlerin yalnızca düşünceler üzerinde değil, bedensel hisler üzerinde de etkileri olabilir. Bu nedenle kişinin çalışılan anıyı düşündüğünde bedeninde devam eden rahatsız edici bir duyum olup olmadığı değerlendirilir.
Her seansın sonunda kişinin mevcut duygusal durumu değerlendirilir ve seans uygun biçimde sonlandırılır.
Sonraki seanslarda daha önce çalışılan hedefin kişide oluşturduğu rahatsızlık yeniden değerlendirilir. Gerekli görülürse çalışmaya devam edilir veya başka hedeflere geçilir.
EMDR terapisi için herkes için geçerli sabit bir seans sayısı yoktur. Süre;
• yaşanan problemin niteliğine,
• travmatik deneyimlerin sayısına,
• belirtilerin ne kadar süredir devam ettiğine,
• kişinin psikolojik kaynaklarına,
• eşlik eden diğer problemlere,
• terapi hedeflerine
göre değişebilir. Tek bir travmatik olay ile uzun yıllara yayılan birden fazla zorlayıcı yaşantının terapi planı aynı olmayabilir. Travma sonrası stres bozukluğuna yönelik bazı klinik kılavuzlarda EMDR'nin çoğunlukla birkaç haftaya yayılan yapılandırılmış seanslarla uygulanabildiği, daha karmaşık veya çoklu travmalarda ise daha uzun bir sürece ihtiyaç duyulabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle "EMDR 3 seansta travmayı tamamen bitirir" gibi herkese uygulanabilecek kesin ifadeler bilimsel açıdan doğru değildir.
Her psikolojik problem için otomatik olarak EMDR uygulanmaz. Öncelikle kişinin yaşadığı durum değerlendirilir. Bazı kişilerde ilk aşamada:
• psikolojik stabilizasyon,
• duygu düzenleme becerileri,
• güvenli terapi ilişkisi oluşturma,
• mevcut krizlerin ele alınması
gibi konuların üzerinde çalışılması gerekebilir. EMDR'nin uygun olup olmadığı yapılan psikolojik değerlendirme sonucunda belirlenir.
Hatay, Antakya ve İskenderun başta olmak üzere bölgede yaşayan çok sayıda insan deprem sırasında veya sonrasında farklı düzeylerde zorlayıcı deneyimler yaşadı. Deprem sonrası bazı kişilerde:
• yeniden deprem olacak korkusu,
• sürekli sallanıyormuş gibi hissetme,
• yüksek seslere karşı aşırı irkilme,
• kapalı alanlarda bulunmakta zorlanma,
• yalnız kalamama,
• deprem görüntülerinin sürekli zihne gelmesi,
• kabuslar,
• uyku problemleri,
• yakınlarını kaybetmeyle ilişkili yoğun görüntüler,
• sürekli tetikte olma,
• yoğun suçluluk,
• kaçınma davranışları
görülebilir. Bu belirtiler herkeste travma sonrası stres bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Ancak belirtilerin uzun süre devam etmesi, kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini veya işlevselliğini belirgin biçimde etkilemesi durumunda profesyonel psikolojik değerlendirme düşünülebilir. EMDR, değerlendirme sonucunda uygun görülen bazı travma sonrası belirtilerin ele alınmasında kullanılabilecek psikoterapi yöntemlerinden biridir.
EMDR, özellikle rahatsız edici veya travmatik anıların psikolojik etkileri üzerinde çalışmak amacıyla kullanılan yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır. İngilizce "Eye Movement Desensitization and Reprocessing" ifadesinin kısaltmasıdır.
EMDR'nin açılımı "Eye Movement Desensitization and Reprocessing"dir. Türkçede "Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme" olarak kullanılmaktadır.
EMDR özellikle travmatik veya yoğun şekilde rahatsızlık veren anılarla bağlantılı duygu, düşünce ve bedensel tepkilerin psikoterapi içerisinde işlenmesini hedefler. Bilimsel kanıtların güçlü olduğu kullanım alanlarından biri travma sonrası stres bozukluğudur.
Hayır. EMDR'nin amacı anıları silmek veya geçmişte yaşanan bir olayı unutturmak değildir. Kişi olayı hatırlamaya devam eder; terapi, anının oluşturduğu psikolojik yükün ele alınmasını hedefler.
EMDR sırasında kişinin hedef anıya kısa sürelerle odaklanmasıyla birlikte çift yönlü uyarım kullanılabilir. En yaygın yöntem sağ-sol yönlü göz hareketleridir. Bazı durumlarda dokunsal veya işitsel çift yönlü uyarım yöntemlerinden de yararlanılabilir.
Sabit bir seans sayısı yoktur. Terapi süresi kişinin yaşadığı problemin niteliğine, travmatik yaşantıların sayısına, terapi hedeflerine ve yapılan değerlendirmeye göre değişebilir.
Her zaman uygulanmaz. İlk görüşmelerde kişinin öyküsü, mevcut belirtileri ve terapi ihtiyaçları değerlendirilir. Gerektiğinde EMDR işlemleme aşamasından önce hazırlık ve stabilizasyon çalışmaları yapılabilir.
EMDR bazı diğer travma odaklı yaklaşımlardan farklı olarak kişinin yaşadığı olayın bütün ayrıntılarını uzun süre boyunca anlatmasını her zaman gerektirmez. Ancak terapi için gerekli bilgiler terapistle paylaşılır ve çalışılacak hedefler birlikte belirlenir.
Hayır. Deprem EMDR'nin değerlendirilebildiği travmatik deneyimlerden yalnızca biridir. Kaza, kayıp, şiddet, saldırı ve kişinin psikolojik bütünlüğünü etkileyen farklı deneyimlerle ilişkili belirtilerde de profesyonel değerlendirme yapılabilir.
Travmatik bir olayın üzerinden uzun süre geçmiş olması, o olayın psikolojik etkilerinin mutlaka sona erdiği anlamına gelmez. Geçmiş bir olay hâlâ belirgin sıkıntıya neden oluyorsa profesyonel değerlendirme yapılabilir.
Hayır. EMDR'nin uygunluğu kişinin psikolojik durumu, yaşadığı sorunlar ve terapi ihtiyaçları değerlendirilerek belirlenir.
İskenderun'da EMDR hakkında bilgi almak isteyen kişiler A Terapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi ile iletişime geçerek görüşme ve terapi süreci hakkında bilgi alabilir. EMDR'nin uygunluğu ilk değerlendirme sürecinde belirlenir.
A Terapi kapsamında Antakya ve Hatay çevresinde EMDR ve travma odaklı psikolojik danışmanlık hakkında bilgi almak isteyen kişiler için bireysel değerlendirme yapılabilir. Uygulanacak yöntem kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir.